Nereden Başlamalıyım ?

KOBİ nedir, ne anlama gelir?

KOBİ, "küçük ve orta büyüklükte işletme" ifadesinde geçen sözcüklerin baş harfleri ile yapılan bir kısaltmadır. KOBİ tanımı genel olarak üç farklı ölçüt dikkate alınarak yapılmaktadır. Bunlar; firmanın çalışan sayısı, bilanço değerleri ve bağımsızlıktır.

Bağımsızlıktan kastedilen nedir?

Bağımsızlık ölçütünden kasıt, bir firmanın sermayesi ve hissesinin yüzde 25'ten fazlasının bir büyük sermaye grubuna ait olmamasıdır. Yani hisse payı içinde büyük sermayenin payı yüzde 25´ten az olan bütün firmalar KOBİ kategorisine girmiş sayılmaktadır.

KOBİ'leri tanımlayan resmi bir belge var mıdır?

KOBİ'lerin tanımlanmasına, niteliklerine, sınıflandırılmasına ve uygulamalarına ilişkin esaslar, 19/10/2005 tarih ve 2005/9617 sayılı Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik'le düzenlenmiştir. Bu yönetmelikte KOBİ; 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hâsılatı ya da mali bilânçosu 25 milyon TL'yi aşmayan ve yine bu yönetmelikte "mikro işletme", "küçük işletme" ve "orta büyüklükteki işletme" olarak sınıflandırılan ekonomik birimler olarak tanımlanmıştır.

KOBİ'lerle ilgili mali bir çevçeve çizen yasal bir metin var mıdır?

KOBİ'lerin Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik'teki esaslar dâhilinde, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'na 16 Haziran 2009'da eklenen geçici 5'inci maddede özel olarak KOBİ tanımı yapılmıştır. Buna göre KOBİ; 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde kurulan, 2008 yılının Aralık ayına ilişkin olarak verilen sigorta bildirgesine göre 10 ilâ 250 işçi çalıştıran, 2008 hesap döneminin sonu itibarıyla yıllık net satışlar toplamı 25 milyon TL'yi geçmeyen veya aktif toplamı 25 milyon TL'den az olan ticari işletmeleri ifade etmektedir.

KOBİ'ler ölçek itibarıyla kaça ayrılır?

Çalışan sayısı ve hasılat ölçütlerine göre KOBİ'ler üçe ayrılır. Bunlar "mikro işletme", "küçük işletme", "orta büyüklükte işletme"dir.

Hangi işletmeler mikro, hangileri küçük, hangileri orta büyüklükte KOBİ sayılmaktadır?

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik'in 5. maddesinde söz konusu sınıflandırma şöyle yapılmıştır:

Mikro İşletme: 10 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu bir milyon Türk Lirası'nı aşmayan çok küçük ölçekli işletmeler.

Küçük İşletme: 50 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu 5 milyon Türk Lirası'nı aşmayan işletmeler.

Orta Büyüklükteki İşletme: 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu 25 milyon Türk Lirası'nı aşmayan işletmeler.

KOBİ'ler söz konusu olduğunda "mali bilanço" ve "net satış hasılatı"ndan ne anlamamız gerekir?

KOBİ Yönetmeliği'ne göre, bir işletmenin belirli bir tarihte sahip olduğu varlıklar ile bu varlıkların sağlandığı kaynakları gösteren mali tabloya "mali bilanço" denir. Aynı yönetmelik, "net satış hasılatı" için "bir işletmenin brüt satışlarından satış iskontoları ve iadeleri ile diğer indirimlerin düşülmesi sonucu bulunan tutar" tanımını yapmaktadır.

KOBİ olmak için özel bir kuruluş şartı var mıdır?

Hayır. Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler gerçek veya tüzel kişi olarak faaliyette bulunabilirler. Gerçek kişi olarak faaliyette bulunan işletmeler "gelir vergisi", tüzel kişilik olarak faaliyette bulunan işletmeler ise "kurumlar vergisi" mükellefi olarak vergilendirilmektedir.

Bir KOBİ örgütlenmesi için ilk resmi adım hangisidir?

KOBİ olarak kurumlaşmak için ilk adımda gerçek veya tüzel kişi olarak vergi idaresi karşısında sağlıklı bir mükellfiyet tesis etmek önemlidir. Bu durum, KOBİ'ler için devletin sağladığı destekler ile vergi indirimi ve istisnalardan yararlanmanın da ön koşuludur. Vergi mevzuatına göre vergi mükelleflerinin ödevleri, "Bildirimler", "Defter tutma", "Belge düzenleme", "Muhafaza ve ibraz ödevleri", "Diğer ödevler" olarak sıralanmaktadır.

Vergi dairesine bildirim yapma yükümlülüğü neleri kapsar?

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın duyurularına göre, okuma-yazma bilen mükelleflerin vergi idaresine yazılı olarak bildirmek zorunda oldukları hususlar şunlardır:

Mükelleflerin vergi dairesine bildirmek zorunda oldukları hususlar şunlardır:

  • İşe başlama,
  • Değişiklikler (adres değişikliği, iş değişikliği, işletmede değişiklik)
  • İşi bırakma.
Vergi idaresine bildirimler posta ile yapılabilir mi?

Yazılı bildirimler posta ile "taahhütlü" olarak gönderilebilir. Bu durumda bildirimin postaya verildiği tarih vergi dairesine verilme tarihi olarak kabul edilir. Defter tutmak zorunda olmayan ve okuma-yazması bulunmayan mükellefler "sözlü" bildirimde bulunabilir. Bu durumda sözlü bildirim bir "tutanak" ile tespit edilir.

KOBİ'leri geliştirmek ve desteklemekle görevli kamu kuruluşu var mı?

Bu amaçla oluşturulan özel kurum, kısa adı KOSGEB olan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'dır. KOSGEB, 3624 Sayılı Kanun'a göre, "ülkenin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasında küçük ve orta ölçekli işletmelerin payını ve etkinliğini artırmak, rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek, sanayide entegrasyonui ekonomik gelişmelere uygun bir biçimde gerçekleştirmek amacıyla" kurulmuştur. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın "ilgili kuruluşu" statüsünde bulunan KOSGEB, kanuna göre "tüzel kişiliği haiz ve bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi" bir kuruluştur.

KOSGEB hangi sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ'lere destek veriyor?

KOSGEB'in 2011 yılı itibarıyla destekleneceğini ilan ettiği sektörler, ilan sırasıyla şunlardır:

  • Madencilik ve taş ocakçılığı
  • İmalat
  • Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı
  • Su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri
  • İnşaat
  • Toptan ve perakende ticaret
  • Motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı
  • Ulaştırma ve depolama
  • Konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri
  • Bilgi ve iletişim
  • Mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler
  • İdare ve destek hizmeti faaliyetleri
  • Kültür, sanat, eğlence, dinlence ve spor
  • Dğer hizmet faaliyetleri
KOSGEB işletmelere hangi başlıklar altında destek veriyor?

KOBİ'ler için "Girişimcilik Eğitim Programları" düzenleyen KOSGEB KOBİ'lere 7 temel alanda destek veriyor. KOSGEB'in destek programları aşağıdaki başlıklar altında uygulanıyor:

  • Genel Destek Programı
  • Girişimcilik Destek Programı
  • AR-GE, İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Destek Programı
  • İşbirliği, Güçbirliği Destek Programı
  • Tematik Proje Destek Programı
  • Acil Kredi Faiz Desteği
  • GAP Bölgesi KOBİ Makine Teçhizat Yatırımı Destek Kredisi
Maliye Bakanlığı hangi uygulamalarla KOBİ'leri destekliyor?

Maliye Bakanlığı KOBİ'ler için çeşitli vergi kanunlarında istisnalar ve indirimli oranlar uyguluyor. Teşvik belgeli yatırımlarda ve teşvik edilen bölgelerde odaklanan bu destekler Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından aşağıdaki kalemlerde uygulanıyor:

  • Serbest Bölge Faaliyeti Kazançlarına Yönelik İstisna
  • Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazanca Yönelik İstisna
  • Ar-Ge İndirimi
  • KOBİ'lerin Birleşme İşlemlerinde Sağlanan İstisna ve indirimler
  • İndirimli Kurumlar Vergisi
  • 838 Sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanuna Eklenen Geçici 4 üncü Maddesi Kapsamında Sağlanan Tekstil, Konfeksiyon ve Hazır Giyim, Deri ve Deri Mamulleri Sektörlerine Taşınma Desteği
  • İstihdamın Arttırılmasına Yönelik Gelir Vergisi Stopajı Teşvikleri
  • Damga Vergisi ve Harç İstisnası
  • Katma Değer Vergisi İstisnası
  • 6802 Sayılı Gider Vergileri Kanunu ( BSMV) İstisnası
  • Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintisi Desteği
Avrupa'da KOBİ'ler özel olarak destekleniyor mu?

KOBİ'ler, dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi, Avrupa'da da ekonominin belkemiği durumundalar. Özellikle 2008 yılında patlayan finans krizi KOBİ'lerin ekonomik krizleri aşmak konusundaki önemini bütün dünyaya gösterdi. Avrupa Birliği de, 25 Haziran 2008'de Avrupa Küçük İşletmeler Yasası'nı (Small Business Act) kabul etti. Yasa, küçük ve orta ölçekli işletmeler için yapılması gerekenlerin en güncel haliyle yer aldığı önemli bir belge olarak önem taşıyor. Söz konusu belge ile AB, KOBİ'lerin Avrupa ekonomisinin merkezinde olduğunu kabul eder. AB, söz konusu belgeyle kendisi ve diğer ülkeler için işletmelerin gelişimine yönelik politika çerçevesi öneren 10 ilke ortaya koymaktadır.

Avrupa Birliği'nin KOBİ'lerin geliştirilmesi için ortaya koyduğu 10 ilke nedir?

"Küçük İşletmeler Yasası: 10 İlke" adı verilen bu belge aşağıdaki ilkelerden oluşur:

  • Girişimcilerin ve aile işletmelerinin zenginleşeceği ve ödüllendirileceği bir iş ortamı yaratmak
  • İflas tehdidiyle karşılaşan dürüst girişimcilere ikinci bir şans tanınması
  • "İlk önce küçük olanı düşün" ilkesine uygun kurallar geliştirilmesi
  • Kamu idaresinin KOBİ ihtiyaçlarına karşılık verir hale getirilmesi
  • Kamu politika araçlarının KOBİ ihtiyaçlarına göre adapte edilmesi, KOBİ'lerin kamu alımlarında yer almalarının kolaylaştırıması ve devlet yardımı imkanların KOBİ'ler için daha verimli (iyi) kullanılması
  • KOBİ'lerin finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması ve ticari ödeme işlemlerinin zamanında yapılmasını destekleyici bir yasal mevzuat ve iş ortamının geliştirilmesi
  • KOBİ'lerin Tek Pazar'ın imkânlarından daha fazla yararlanmasının sağlanması
  • KOBİ'lerin yeteneklerinin ve her türlü yenilik faaliyetinin yükseltilmesinin sağlanması
  • KOBİ'lerin çevre ile ilgili zorlukları fırsata dönüştürmesine imkan verilmesi
  • KOBİ'lerin büyüyen pazarlardan yararlanmasını teşvik etmek, desteklemek
Bir KOBİ için işletme planlamasında öncelikle dikkat edilecek temel unsur nedir?

İşletmedeki her bölüm ve/veya her çalışanın katma değerini azamiye çıkaracak bir verimlilik planlamasıdır. Günümüzde şirketlerin ürün ve hizmet kalitesinde birbirlerine yakınlaşması; rekabette öne geçmek, fiyatları makul düzeyde tutmak ve kâr elde etmek açısından verimliliği hayati bir noktaya getirmiş bulunmaktadır.

İşletmeleri verimli hale getirmek için genel öneriler nelerdir?

Yapılan araştırmalardan çıkan sonuçlar; şirketleri verimli ve başarılı hale getirmenin 4 ortak noktası bulunduğunu gösteriyor. Bu sonuçlar şöyle sıralanıyor:

  • Kurum içinde herkesin anlayabileceği ve paylaştığı hedeflerin olması
  • Hedefi anlamayan ya da anlamak istemeyen yöneticilerden kurtulma
  • Çalışanlarda süreklilik
  • İşletmede yolsuzluk ile huzursuzluk yaratarak verimli çalışma ortamını bozacak şirket içi skandallara meydan verilmemesi
İşletmenin kuruluş ve ilk gelişme aşamasında "kâra geçme süresi" ne olmalıdır?

Her sektör ve her ürün için zarara katlanma ve kâra geçme süresi farklılık gösterir. Hızlı tüketim maddeleri ticaretinde olduğu gibi bazı ürünlerde ilk yıldan sonra kâr mümkün olabilir. Önemli bir tanıtım bütçesi gerektiren ürün ve alanlarda zarar için 3 yıl ve üzeri düşünülebilir. Yabancı yatırımcıların, yatırım yaptıkları ülkeye güveniyor ve geleceği öngörebiliyorlarsa zarara katlanma süresini 10 yıla kadar çıkarabildikleri bilinmektedir. Yapılan yatırım eğer bir fabrika içinse, kâra geçme süresini 5 - 8 yıl arasında öngörmek gerekebilir.

Hangi durumlarda zarara tahammül edilmelidir?

"KOBİ Doktoru" kitabının yazarı Rauf Ateş, aşağıdaki durumlarda zarara tahammül edilebileceğini belirtiyor:

  • Sektörde o dönem bir kriz, durgunluk ve konjonktürel sorun varsa, işletme mutlaka geçici durumun aşılmasını beklemeli.
  • Ülke ekonomisi küçülüyorsa, sektörlerin ve dolayısıyla işletmelerin olumsuz etkilenmesi normaldir. "Büyüme" yılından sonra karar verilmesi daha isabetli olur.
  • Yapılan çalışmalar sonraki yılda kâra geçişi kesin olarak tespit ediyorsa, "yeniden konumlandırma", "tanıtım" gibi yollarla ürün yaşatılmalıdır.
  • Tüketim eğilimlerinde ve talepte belirgin bir dönüş işareti varsa bu durum dikkate alınmalıdır.
  • "Ne olacak da bu ürün yeniden kâr etmeye başlayacak" sorusuna sağlıklı bir cevap verilemiyorsa, ürünün kâr elde etmesini temin etmek üzere bir an önce önlem almaya yönelmek gerekir.
  • Ürünün kâr elde etmesine yönelik çözüm arayışında "yeniden konumlandırma", "hedef kitle değişimi", "yeni yönetim", "pazarlamayı gözden geçirme", "birleştirme" ve "ortadan kaldırma" gibi seçenekler ayrı ayrı ve birlikte ele alınmalıdır.
  • Kâr elde etmeyen bir ürün için çözüm geliştirememek diğer ürünlerin de kârını götürmeye başlayacağı için, zaman kaybedilmemesi gerekir.